– Başbuğ için Sade Anma Töreni

0
366

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş’in 23’üncü Vefat yıl dönümü münasebetiyle” anma mesajı yayınladı.
Mesajında, bugüne kadar her 4 Nisan günü merhum Türkeş’i ve aziz hatırasını kabri başında tüm yurttan gelenlerle Fatihalarla yâd ettiklerini belirten Devlet Bahçeli, bu yıl Koronavirüs salgını nedeniyle yerine getirememenin derin üzüntüsünü yaşadığını ifade etti.
İnsanlığın tehdit düzeyi çok yüksek, aynı zamanda da görünmeyen bir felaketle kesintisiz ve kıyasıya boğuştuğuna dikkat çeken Bahçeli mesajında şu ifadelere yer verdi;
Partimizin Kurucu Genel Başkanı Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’i vefatının 23’üncü yıl dönümünde rahmetle, minnetle, şükranla anıyoruz.
Dünya ayaktadır, alarm zilleri her ülkede çalmaktadır.
KOVİD-19 hastalığı bulaşıcı özelliğinden dolayı tehlike saçmakta, kıtalara, ülkelere, insan bedenlerine sıçrayıp sirayet etmektedir.
Ülkemizde alınan tedbirler muhtevasında, sosyal izolasyon ile sosyal mesafenin tesis ve temini maksadıyla toplumsal akışkanlık en az düzeye çekilmiştir.
Bu itibarla Anıtmezar’da ülküdaşlarımızla bir araya gelmenin doğurabileceği risk ve muhtemel sağlık sorunlarını peşinen berhava ve bertaraf amacıyla anma programımızı mecburen iptal zarureti doğmuştur.
Ancak merhum Türkeş Bey’i her fırsatta hayırla ve hürmetle anmak, Fatihalarımızla hatırlamak hepimiz için manevi bir vecibedir.
Türkeş Bey, şartlara ve olaylara körü körüne boyun eğmeyen dirayet ve şahsiyet timsaliydi.
Sahip olduğu meziyetlerle, savunduğu değerlerle siyaset ve devlet hayatımızda müstesna bir yer tutmuştu.
Her şeyden önce bir dava insanı; ilkelerine, ülkülerine ve ülkesine meftun bir mücadele şuuruydu.
Türkiye’nin en zorlu dönemlerinde tarihin doğru tarafında duran, milli ve manevi emanetleri rehber edinen, taviz ve teslimiyete kapalı duran bir fıtrata haizdi.
Tıpkı bugünlerde benzerlerine şahit olduğumuz üzere, yaşarken kuyusunu kazanlar, siyasi cambazlık yapanlar, arkadan konuşanlar, fitne imal edenler, vefatından sonra gecikmeyle de olsa hakkını teslim etmişler, değerini anlayıp anlatmaya başlamışlardır.
Özellikle bilinmesini arzu ederim ki, merhum Türkeş Bey’in yaktığı meşale sönmeyecek, yaptığı zamanlar üstü çağrısı asla silinmeyecektir.
Milliyetçi Hareket Partisi bugün dünden daha güçlü, daha gelişmiştir.
Bu ilerleyiş ve serpilme hali aynı zamanda kutlu mazimizin bereketi, fedakar gazilerimizin ve şehitlerimizin marifetidir.
Fikriyatımız ve siyasi mücadelemiz aziz milletimizde ve mazlum gönüllerde hamd olsun karşılık bulmuştur.
Ne mutlu bizlere ki, partimizin kurulduğu 1969’dan itibaren elde ettiğimiz birikim ve tecrübeler bugünlerde geleceğin Türk asırlarının inşa ve ihya müjdesi haline gelmiştir.
İnancım ve ümidim odur ki, Türkiye’miz maruz kaldığı KOVİD-19 salgınına birlik ve beraberlik ruhuyla direnecek, Allah’ın izniyle geçmişten çok daha mamur, müreffeh ve muzaffer bir hale nihayetinde ulaşacaktır.
Korkuya prim vermeden, telaşa müsaade etmeden, sabrı, sağduyuyu ve soğukkanlılığı elden bırakmadan, daha da mühimi imanla çarpan yüreklerle zor günleri aşacağız, aydınlık geleceğin şafağında buluşacağız.
Sağlam irademizi, sarsılmaz iyimserliğimizi inançla koruyup, iradeyle yoğurup alınan tedbirlere tevekkül içinde riayet etmek, devlet-millet dayanışmasına en üst düzeyde destek vermek herkes açısından milli bir sorumluluktur.
Bu sorumluluğumuza bağlı kaldığımız müddetçe, fert fert umutlarımızı diri tuttuğumuz sürece hiçbir musibetin tesiri mücadelemize engel çıkaramayacak, milli varlığımıza zarar veremeyecektir.
Aziz milletim metin ve müsterih olsun, Türk devleti muvaffakiyetle her güçlüğün üstesinden gelmeye muktedirdir.
Nitekim kalplerimizdeki yeri, gönlümüzdeki zirvesi hiç değişmeyecek olan merhum Başbuğumuzun duruşu da buydu, gayesi ve gayreti de bu şekildeydi.
Vefatının 23’üncü yıl dönümünde merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş’e, vatan ve ülkü şehitlerimize Allah’tan rahmetler diliyorum.
Mekanları cennet, ruhları şad olsun diyorum.”