Dünyada 2019’da yakından takip edilecek 10 bölge

0
464
Dünyada 2019'da yakından takip edilecek 10 bölge

Dünyada bu yıl uluslararası alanda Suriye, Yemen, Afganistan ve İran’ın aralarında olduğu 10 bölgede yaşanacak gelişmelerin kamuoyunda öne çıkması öngörülüyor. Merkezi Brüksel’de bulunan sivil toplum örgütü Uluslararası Kriz Grubu, dünyada 2019 yılında takip edilmesi gereken 10 bölge ve buralarda beklenen ihtilafları derledi.
Yazıda, ABD’nin dünyadaki tartışmasız gücünün sorgulanır hale geldiği belirtilerek, uluslararası düzenin kargaşa içindeki haline dikkat çekildi.
Birleşmiş Milletler (BM) gibi ortak eylem araçlarının işlemez hale geldiğinin altı çizilen yazıda, “Uluslararası Ceza Mahkemesi dahil hesap verilebilirliği sağlayan kurumlar göz ardı ediliyor ve küçümseniyor.” ifadelerine yer verildi.
Yazıda, 2019’da Yemen, Afganistan, ABD-Çin gerginliği, İran’a karşı Suudi Arabistan-ABD-İsrail ekseni, Suriye, Nijerya, Güney Sudan, Kamerun, Ukrayna ve Venezuela gibi ihtilaflı konular ve bölgeler, uluslararası alanda takip edilmesi gereken başlıklar şeklinde sıralandı.
Yemen
Yemen’in 2018’de uluslararası hukuksuzluğun odak noktası haline geldiğini vurgulanan yazıda, Yemen’deki krizin 2019 yılında daha da kötüleşebileceği ve 16 milyon Yemenlinin kıtlık tehdidi altında olduğu kaydedildi.
Yazıda, yardımların geldiği Hudeyde limanının kontrolü için Husiler ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) destekli Yemenli militanlar arasındaki çatışmalara yer verildi. Hudeyde’de çatışmaların sonlandırılması için taraflar arasında kararlaştırılan “Stokholm Anlaşması” hatırlatıldı.
Ocak ayından itibaren ABD’de Demokratların Temsilciler Meclisinde ağırlık kazanmasıyla, ABD’nin Yemen’de çatışmanın önlenmesi için baskılarını artırması ihtimaline vurgu yapıldı.
Yemen’de çatışmanın sonlanması veya azalması için tüm taraflara baskı uygulanması gerektiği ifade edilen yazıda, “Avrupa, Umman ve İran’dan Husiler üzerine, ABD’den Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne, Körfez ülkelerinden Yemen hükümetine ve Kongreden ABD yönetimine yapılacak baskılar değişime yol açılabilir.” değerlendirmesine yer verildi.
Suriye
Suriye’ye ilişkin 2018’dekine benzer bir durum öngörülen yazıda, Rusya ve İran’dan destek alan Esad rejiminin muhaliflere karşı güçleneceği öngörüsü yer aldı.
Yazıda, DEAŞ’a karşı yürütülen mücadelenin sona yaklaştığı belirtilerek, terör örgütü PKK/YPG işgali altındaki bölgede Türkiye’nin operasyonunun beklendiği kaydedildi.
Suriye’de taraflar arasında bir uzlaşının, Esad rejimi ve PKK/YPG arasında yapılacak anlaşmayla sağlanabileceği belirtilerek, aksi halde DEAŞ’ın yeniden canlanabilme ihtimaline vurgu yapıldı.
Afganistan
Yazıda Afganistan’ın 2018’de dünyada çatışmalar nedeniyle en fazla ölümün görüldüğü ülke olduğunun altı çizilerek, geçen yıl içinde 40 bin savaşçı ve sivilin öldüğü belirtildi. Afganistan’da ABD müdahalesinin ardından en fazla kaybın 2018’de yaşandığı ifade edildi.
Taliban militanlarının ülkenin hemen hemen yarısını kontrol ettiği ifade edilerek, ana yollardaki ulaşımı kapattığı, şehirleri ve kasabaları kuşattığı bilgisine yer verildi.
ABD birliklerinin yarısının Afganistan’dan ayrılmasının etkisi değerlendirilen yazıda, bu yöndeki olası kararın mevcut belirsizliği artırdığı ifade edildi.
ABD-Çin gerginliği
ABD ve Çin arasındaki gerginlik için “silahsız bir ticaret savaşı” ifadelerine yer verilen yazıda, Washington ve Pekin arasındaki restleşmenin karşılıklı açıklamalarla yükseldiğine işaret edildi.
Yıllardır terörün en üst sırada yer aldığı ABD’nin Ulusal Güvenlik Stratejisinde, 2018’de en üst sırada Rusya ve Çin’in bulunduğuna vurgu yapıldı.
Washington ve Pekin arasında bir uzlaşının gerginliği azaltacağı belirtilen yazıda, aksi halde jeopolitik ve ekonomik rekabetin bir kırılma noktasına doğru gittiği bilgisine yer verildi.
İran’a karşı Suudi Arabistan, ABD ve İsrail ittifakı
İran’a karşı Suudi Arabistan, ABD ve İsrail’in ortak tehdit algılamasına işaret edilen yazıda, Suudi Arabistan ve İsrail’in bölge ülkelerinde İran’a karşı operasyonlar yürütme sinyalleri verdiği kaydedildi.
ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilerek ve ekonomik yaptırımlar uygulayarak, Suudi Arabistan ve İsrail’in yanında İran’ın bölgesel gücünü kırmayı amaçladığı ifade edildi.
İran’ın bu çatışmalara karşı hazırlık yaptığı belirtilerek, Tahran yönetiminin Suriye’deki çıkarlarının tehlikeye düşmesinden endişe duyduğu belirtildi.
Nijerya
Nijerya’da siyasi istikrarsızlığın çatışmaya dönüşme riskine işaret edilen yazıda, 2019’un şubat ayında yapılacak seçimlerde ülkenin yeni cumhurbaşkanının ve federal meclisinin, mart ayında da eyalet valileri ve meclislerinin seçileceği hatırlatıldı.
Nijerya’da daha önceki birçok seçimde şiddet olaylarının yaşandığı hatırlatılan yazıda, mevcut Cumhurbaşkanı Muhammadu Buhari ile eski yardımcısı Atiku Abubakar arasında çetin bir yarış geçeceği öngörüldü.
Seçime hazırlanan Nijerya’daki gerilim noktaları olarak Boko Haram terörü, Hristiyan çiftçiler ve hayvancılıkla uğraşan Müslümanlar arasındaki çatışmalar, petrol zengini Nijer Deltasındaki güvenlik sorunları gösterildi.
Yazıda, yerel güçlerle federal hükümet arasındaki çatışmaların alevlenme ihtimaline dikkat çekildi.
Güney Sudan
Güney Sudan’da 5 yıl önce patlak veren iç savaşın ardından 400 bin kişinin öldüğü belirtilerek, Cumhurbaşkanı Salva Kiir Mayardit ile rakibi Riek Machar arasında 2015 bir ateşkes anlaşması imzalandığı hatırlatması yapıldı.
Bu anlaşmanın 2016’da sekteye uğradığı ifade edilen yazıda, 2022’de yapılacak seçimlere kadar Kiir ve Machar arasındaki çekişmenin devam edeceği öngörüsünde bulunuldu.
Anlaşmanın taraflar ve bölgesel aktörler tarafından olumlu karşılandığına vurgu yapılan yazıda, şiddet oranının azalmasının bu anlaşmayı desteklemek için yeterli bir neden olduğu değerlendirmesinde bulunuldu.
Kamerun
Yazıda, Kamerun’un İngilizce konuşulan bölgelerindeki iç savaş tehlikesine yer verilerek, bölgede 2016’da başlayan Fransız eğitim ve hukuk sistemine yönelik protestoların artarak devam ettiği belirtildi.
Kamerun’daki çatışmalarda en az 500 sivilin yaşamını yitirdiği kaydedilen yazıda, 30 bin kişinin Nijerya’ya göç ettiği ve yaklaşık 437 bin kişinin Kamerun içinde bir yerlere göç ettiği bilgisi yer aldı.
Ayrılıkçı bir hareket halini alan Kamerun’daki olayların, eğer kapsamlı bir uzlaşı sağlanamazsa, büyük çapta ve istikrarsızlığa yol açan bir çatışmaya dönüşeceği ifade edildi.
Ukrayna
Yazıda, Rusya’nın 2014’te Kırım’ı ilhakının ardından başlayan savaşın Ukrayna’da sonunun görünmediği ifade edildi.
Ukrayna’nın doğusundaki Donbas bölgesinde Rusya yanlısı ayrılıkçıların desteğiyle olayların şiddetlendiği belirtilen yazıda, Rusya ve Batı ülkeleri arasında bir jeopolitik bir ihtilafa dönüştüğü kaydedildi.
Gelecek yıl ise Ukrayna’da seçimler öncesinde hareketliliğin yaşanabileceği belirtilirken, diğer yandan seçim sonuçlarının iç barışı veya Rusya ile uzlaşıyı sağlayabileceği ihtimaline yer verildi.
Venezuela
Yazıda Venezuela’nın zengin petrol yataklarının önceleri komşularını kıskandırırken, ekonomik sorunların toplumsal etkisiyle Venezüela halkının komşu ülkelere göç ettiği belirtildi.
Venezuela’nın toplam nüfusu 31 milyon nüfusunun 3 milyonunun ülkeyi terk ettiği belirtilen yazıda, BM’nin 2019 sonuna kadar bu sayının 5,3 milyonu bulacağını tahmin ettiği bilgisine yer verildi.
ABD ve Avrupa’nın hedefinde Maduro yönetiminin olduğu ve hükümete yönelik yaptırımların Venezüela’nın komşularıyla ilişkilerine ve halkına zarar verebileceği vurgulandı. AA